İlhan Taşçı, en küçüğü 12 yaşında olan “girişimci çocuklar”ın öyküsünü yazdı. Ancak yazdıkları öykü değil gerçek; Recep Tayyip Erdoğan’dan Abdullah Gül’e, Kemal Unakıtan’dan Binali Yıldırım’a “büyükler”imizin çocuklarının inanılmaz servetini belgeledi.
BAŞLARKEN
İlk AKP hükümetinin 18 Kasım 2002'de kuruluşunun ardından 27 Kasım 2002 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu, 2003 yılında uygulamaya girecek Vergi Usul Kanunu ile Gelir Vergisi Kanunu'nun kimi maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını öngören yasa tasarısının Meclis'e şevkine karar vermişti... Bakanlar Kurulu'nda alman karar uyarınca tasarı 11 Aralık'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderildi. Tasarı, vergi yasalarında kaldırılmak istenen kimi düzenlemelere ilişkindi ve 18 Kasım'da hükümetin kurulmasının üzerinden henüz dokuz gün geçmişken AKP'nin Meclis'e gönderdiği ilk yasa çalışması niteliğindeydi! Tasarı, 19 Aralık 2002'de TBMM Genel Kurulu'nda, AKP'li 222 milletvekilinin oyuyla kabul edildi, ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den geçmedi. Cumhurbaşkanı Sezer, yapılmak istenen düzenlemenin, "kayıt dişiliği daha da özendireceği, gerçek kişilerin gelirlerinin büyük bölümünün vergilendirilmemiş kazanç olarak kalacağı, bu durumun da kara para ile savaşımda olumsuz etki yaratacağı" gerekçesiyle yasayı yeniden görüşülmek üzere Meclis'e geri gönderdi. Hükümetin düzenlemeyi, noktasına virgülüne dokunmadan Meclis'ten bir kez daha geçirmesi üzerine Cumhurbaşkanı Sezer'e onaylamak dışında bir seçenek kalmadı. Yasa, 9 Ocak 2003 tarihli Resmi Gazete'de, yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yasayı yaşama geçirebilmek, AKP hükümeti açısından, o dönemde siyasi yasaklı olan lideri Recep Tayyip Erdoğan'ı kurtarmaktan bile öncelikliydi ve yaşama geçmeliydi. Öyle ki, Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasaktan, kişiye özel yasa ve anayasa değişiklikleriyle kurtarılmasına yönelik öneriyi bile AKP, 3 Aralık 2002 tarihinde Meclis'e sunmuştu. AKP'nin iktidara geldiğinin hemen ertesi haftasında yasayla ortadan öncelikle kaldırmak istediği düzenleme neydi? Vergi Usul Yasası'nm "Kişinin her türlü harcama ve tasarruflarını, vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlayıp sağlamadığının sorgulanması" ve Gelir Vergisi Kanunu'nun "vergiye tabi gelirlerle ilişkilendirilemeyen ve harcandığı veya tasarruf edildiği tespit edilen mal ve hakların, safi irat olarak kabul edileceğine" ilişkin hükümlerinin, 1 Ocak 2003 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmasıydı. Artık, vergi mükellefi olmadan servet içinde yüzenlere, çocuk yaşlarında bir anda milyon YTL'lik gemilerin, villaların, şirketlerin sahibi olanlara, parayı nereden buldukları ve serveti nasıl edindikleri sorulamayacaktı. Aslında AKP'nin ortadan kaldırdığı düzenleme, kamuoyunda bilinen ismiyle "Nereden buldun?" sorusunun sorulmasına dayanak olan yasa maddeleriydi. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a göre, "Nereden buldun?" sorusu, "Milletin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi duran bir kanundu"; o yüzden de AKP tarafından kaldırılıyordu. O çocuklar ki, babalarının yürürlükten kaldırdığı hükümler sayesinde "Nereden buldun, nasıl aldın, kaynağı ne?" sorularından kurtuldular. O çocuklar ki, haklarında hayali ihracattan toplu gümrük kaçakçılığına, sahte fatura düzenlemekten vergi kaçakçılığına kadar birçok suçlama yöneltilen "büyüklerinden" işleri devraldılar. "Nereden buldun "un kaldırıldığı tarihte en küçüğü 12, en büyüğü 30 yaşında olan, çoğu da 1980'den sonra doğan girişimci çocuklar, ilk AKP hükümetinin kurulduğu 18 Kasım 2002 tarihinden itibaren bugüne değin on sekiz adet limited ya da anonim şirket kurdular! 2008 yılı itibariyle ise şirketlerinin sermayesi 30 milyon YTL'yi (30 trilyon lira) aşmıştı. Şirketlerin kuruluş tarihlerinde dikkati çekense, bakan çocuklarının hiçbirinin AKP'nin iktidara gelmesinden önce tek kuruşluk şirketlerinin, ticari faaliyetinin bulunmamasıydı. Bir tek Maliye Bakanı'nın çocukları 26 Ocak 2001 tarihinde bir şirket kurdu. Onun da 10 bin 500 YTL (10 milyar 500 milyon lira) olan kuruluş sermayesi, 2008'e gelindiğinde çoktan 17 milyon YTL'ye (17 trilyon lira) dayanmıştı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den Başbakan Tayyip Erdoğan'a, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'dan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a, Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak'tan eski Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'ye devlet büyüklerimizin çocuklarıydı ticarette hızla yükselenler... Hepsi birbirinden becerikli, hepsi birbirinden iş bilir, hepsi birbirinden ataktı! Bu kitap, babalarının yanında çekirdekten yetişip onlara parmak ısırtan çocukların öyküsüdür... Babaları sağ olsun!
İlhan TAŞÇI
Ankara, Nisan 2008
İLHAN TAŞÇI
BABAM SAĞ OLSUN
Resmin en görünür kısmında bakan babalar, onların gölgesinde hızla beliriveren çocuklar vardı. Onlar, günümüz iktidarının işadamı olmuş çocuklarıydı... O çocuklar, haklarında hayali ihracattan toplu gümrük kaçakçılığına, sahte fatura düzenlemekten vergi kaçakçılığına kadar birçok suçlama bulunan "büyüklerinden" işleri devraldılar.
En küçüğü 12, en büyüğü 30 yaşında olan, çoğu da 1980'den sonra doğan girişimci çocuklar, ilk AKP hükümetinin kuruluşundan bugüne değin on sekiz şirket kurdular! Aralarında oyun çağındakilerin de bulunduğu çocukların şirketlerinin sermayesi 2008 yılı itibariyle 30 milyon yeni lirayı eski parayla 30 trilyon lirayı aştı.
Bakan çocuklarının hiçbirinin, AKP iktidarından önce tek kuruşluk şirketi, ticari faaliyeti de yoktu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den Başbakan Tayyip Erdoğan'a, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'dan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a, Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak'tan eski Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'ye, devlet büyüklerimizin çocuklarıydı ticarette hızla yükselenler...
Bu kitap, babalarının yanında çekirdekten yetişip onlara parmak ısırtan iş bilir çocukların öyküsüdür...