En çok eleştirilen yayınlar arasında devletin bastığı (ya da onayladığı) kitapların ilk sıralarda yer alması, bozulmanın nerelerden başladığını açıkça gösteriyor. Oysa her şeyden önce bu kitapların Türkçe yönünden kusursuz olmaları gerekmez mi? Burada sözünü ettiğimiz yazılar, o sonu gelmeyen Osmanlıca-Türkçe, yaşayan Türkçe-öz Türkçe kavgasıyla ilgili değil, apaçık dil yanlışı, Türkçe yanlışı üzerinde duran yazılar.
KEMAL ATEŞ
ÖĞRETEMEDİĞİMİZ TÜRKÇE
Özel radyo ve televizyon kanallarının dil konusundaki duyarsızlığı, geveze sunucuların bitmez tükenmez gafları, dizilerdeki güldüren dil yanlışları derken; Dr. Kemal Ateş bir de bakmış ki, asıl devletin yayımladığı (ya da onayladığı) yapıtlar dil yanlışlarıyla dolu.
Bu durumda bozulma nerede başlıyor, nasıl durdurulacak, ne zaman bitebilecek öğrenmeyelim mi?
Türkçe dostlarına bu kitabı mutlaka okumalarını ve saklamalarını öneriyoruz.