| |
|
|
Ek Bilgiler:
Kategori: Gezi
Baskı: 4. baskı
Sayfa: 252
ISBN: 975-6747-09-9
|
|
|
|
(Alışverişiniz güvence altında)
|
|
Yemen bugün, yaşamını, dünden kalanlarla sürdürüyor. Yüz binlerce askerimizin can verdiği, gidip de dönmediği Yemen... Başkent Sana'nın yüzyıllardır değişmeyen mimarisi... Hudeyde-Sana yolunun bitmek tükenmek bilmeyen kıvrımları... Taa Taiz'deki Osmanlı izleri...
İÇİNDEKİLER
- Önsöz
- Bahreyn Üzerinden Yemen'e
- Yemen ya da Mutlu Arabistan
- İmam Yahya'nın Evinde
- Sana'dan Hudeyde'ye: Yemen Yolu Duvardır
- Mezar Dağlarında
- Manaha'dan Kızıldeniz'e: Dağlar Denizinden Çöle
- "Adın Mustafa'ysa Arapça Konuşman Gerekir!"
- Tula ve Kavkaban: Taşların ve Gökyüzünün Konuğuyuz
- GAT Meclisinde: 'Şimdi Hayalinde İstanbul'u Göreceksin'
- Türkler Mezarlığında Mısır ve Çin Anıtı
- Aden Yolunda Dağ Merdivenleri
- Hint Okyanusu'nun Kadınsız Sahilleri
- Taiz'de Eşrefiye Mahallesi'nin Türk Sakinleri: `Nüfus Cüzdanı Alabilir miyiz?'
- Kancalardaki Osmanlı Arşivleri
- Raufa Hasan'ın Yarım Kalan Düşü
- Gidip Dönmeyenlerin Torunu Muhammed Nuri: `Yemen'e Tekrar Gelmeli, Terbiye Verip Gitmeli'
- Cevdet Sunay'ın Yemen'deki Akrabaları: 'Artık Dönmeyiz'
- Türk Mahallesine Âşık, Kıbrıs Rum Kesimi Doğumlu, Tarsus Kökenli İtalyan
- Sana, Akıp Giden Zamana Çıkışıyor: Sana Ne?
- Sana'da Osmanlı (G)İzleri
- Seba Melikesi Belkıs'ın İzinde
- `İki Cumhurbaşkanı Adayımız Var, En Demokrat Biziz'
ÖNSÖZ
Daha çok Japonya için anlatılır...
Eli kalem tutan bir kişi, bu ülkeye gittiğinde, birinci günün ardından, "Hımmm, bu geziden kocaman bir kitap çıkar" der. Bir hafta kalıp, ülkeyi genel hatlarıyla tanıdıktan sonra, görüşünü değiştirir:
"Bu geziden birkaç günlük dizi yazı çıkar."
Japonya'da kalış birinci ayını doldurduğunda, pek çok şeye alışılmıştır:
"Gezi dönüşü, genişçe bir makale yazılır!"
İlk kez gidilen bir yerde, pek çok şeye ilk kez tanık olmanın getirdiği şaşkınlık, ardından bunları olağan karşılama süreci!
Yemen gezim, bu görünümün tam tersi oldu.
İnsan bir kenti, bir ülkeyi dolaşmaya başlarsa; adım adım, tadına vara vara, öğrene öğrene gezinin sonunu getirir. Hele bir de zaman zenginiyse, gönlünce dolaşır; "ohh" der, "gözüm arkada değil, görmek istediğim her yeri dolaştım." Yemen gezimi şöyle özetleyebilirim:
Gezdikçe, gezmek istediğim yerleri arttı!
Beni Yemen yolculuğuna iten başlıca etken, türkülerimizdi.
Hani, Bedri Rahmi Eyuboğlu söylüyor ya, "türkülerde ara Yemen'i." Ben de, "Haydi Balbay" dedim, "Yemen'de ara türküleri!"
Yemen türkülerimiz, üniversitede tez konusu olsa yeridir. Üç biçimde söylenmiş Yemen türküleri; geride kalanların ağzından, Yemen'e gidenlerin ağzından, ölenlerin ağzından.
Geride kalanlar sormuş:
Ah o Yemen'dir
Gülü çemendir
Giden gelmiyor
Acep nedendir?
Yola gidenler, hasreti cezvede kaynatmış:
Gümüş cezvelerim kaynar ocakta
Yemen çöllerinde kaldım sıcakta.
Yemen'de yaşamını yitiren de söze-göze bürünmüş:
Dertli anam benim için ağlasın
Oğul hasretiyle ciğer dağlasın
Körpe kuzum ile gönül eğlesin
Yemen çöllerinde kaldım ağlarım
Ruhi Su'ya selam vermeden geçemeyeceğim. Seferberlik türkülerini beden dolusu haykırışı, hangi yüreği burkmaz? Yol boyu, yeri geldikçe-gelmedikçe Yemen türküleri mırıldanırken, en çok elinde sazı Ruhi Su geçti gözlerimin önünden.
Gezi dönüşü, izlenimlerimin bir bölümü, gazetem Cumhuriyet'te yazı dizisi olarak yayımlandı. Dizi sonrasında pek çok arayan, ek bilgi verenler oldu. Bu da Yemen ellerinin hâlâ toplumun yüreğinde olduğunu gösteriyordu. Yemen'de kalanların çocuklarından Muhammed Nuri'yi dizide konu ettiğimde, hemen Ankara'daki akrabaları aradılar. Bilgiler istediler. Sordular:
- Nasıl, iyi mi?
Emekli Yargıtay üyesi Şerafettin Seyhun'dan bir mektup aldım:
"Nerede Yemen'le ilgili bir yazı görsem okur ve saklarım. Bunun nedeni rahmetli babam Mirliva Arif Seyhun'un orada beş yıl kadar görev yapmış olmasıdır. Babam Yemen'de İngilizlerin desteğindeki Araplarla savaşır... Bir süre Mısır'da tutsaklar kampında kalıp İstanbul'a döner. Sivil giysili olarak deniz yolundan Samsun'a, oradan Ankara'ya geçerek ulusal güçlere katılır..."
Mektup uzayıp gidiyordu. Ekinde babasının Yemen anıları vardı. Nasıl sevindim...
Halk türkülerini hem söyleyen hem araştıran Kubilay Dökmetaş'a "Yemen türkülerini" sorduğumda, 20 kitap koydu masama...
Tarih-edebiyat dostu Aysel Erdaş'ın getirdiği-önerdiği, Arap yazarların kaleme aldığı, Arapların tarihine ilişkin kitapların ortak özelliği ise şuydu:
Hemen tümü Arapçadan batı dillerine çevrilmiş, oradan Türkçeye kazandırılmıştı.
Yol hazırlığında beni en çok etkileyen, Zeki Ehiloğlu'nun "Yemen'de Türkler-Tarihimizin İbret Levhası" adı altında topladığı anıları oldu. Ehiloğlu, 1911 'de hukuk eğitimini tamamlar, sınava girer. 40 kişi, kolordulara alınacak sorgu yargıçlığı ve müşavirlik için yarışır. 14 kişi alınacaktır. Ehiloğlu yüksek puan tutturanlar arasındadır. Musul, Şam, Bağdat, Yemen, Van, hangisini isterse seçme hakkında sahiptir. "En uzak ve en imtiyazlı olanını" der, Yemen'e gider. 8 yıllık Yemen öyküsünü kitaplaştırır.
Telgraf memuru olarak Yemen'de görev yapan Asaf Tanrıkut'un "Yemen Notları" da son derece içten. Bugünkü iletişim olanaklarının hiçbirinin olmadığı, sadece telgrafla haberleşilebildiği düşünülürse, Tanrıkut'un işlevi daha kolay anlaşılır.
Anadolu'dan kopup, Yemen'e teyzesini aramaya çıkan Fikret Otyam'ın "Adı Yemendir"i gezi boyunca yanımdaydı. Ara ara Otyam'ın kitabıyla röportaj da yaptım desem yeridir.
Tesalya'da, birinci ve ikinci Yemen seferlerinde, Balkan Savaşı'nda en üst görevler alan Ahmet İzzet Paşa'nın anıları şu başlıkla yayımlanmış:
"Feryadım"
Kitaba dökülen anılardaki ortak acı:
Dağlarda, çöllerde kırılan gencecik fidanlar.
Tarihin babası Herodot da Arabistan'ın Yemen bölümünü anlatırken, bir dizi meyvenin o zamanki adlarını sıralar ve ekler:
"Bunlar sadece burada yetişir."
Evliya Çelebi ise fena halde Seba Melikesi Belkıs'la Hz. Süleyman ilişkisine tutulmuştur. Evliya Çelebi'ye göre, Hz. Süleyman bugün Yemen'le Etiyopya arasında paylaşılan Belkıs için üç bin saray yaptırmış...
Kitap bilgilerini kanat yapıp dolaştığım Yemen'in dağlarından, kentlerinden, çöllerinden derlediğim gözlem çiçeklerinin özünü toplayıp sözcüklere döktüm... Yemen türküleri de sözcükleri ağdaladı; acıya, bala bürüdü.
Gezi boyunca en büyük yardımı ise Yemen Büyükelçimiz Sanlı Topçuoğlu sağladı. Bilgilerini, deneyimlerini, olanaklarını paylaştı. Bir yerde çok şey vardır. Biraz bilirsiniz, biraz hissedersiniz, ama ışık olmazsa göremezsiniz. Topçuoğlu, önemli bir ışık oldu.
Kitaplarda, belgelerde, gözlemlerde en çok Yemen'de yitirdiğimiz Memet sayısını aradım. Farklı rakamlar çıktı ortaya. Üzerinde birleşilen rakam 300 bin! Bir ansiklopedideki not ise kaybın büyüklüğünü anlatmak için rakamı gereksiz kılıyordu:
"Tarih Yemen'de ölen Türklerin sayısını bilmiyor, öğrenmekten de ürküyor!"
Kitabın adını bu durum belirledi.
Sana'da, ortaokul öğrencisi Şerifle sohbet ederken sordum:
-Derslerde Türklerle ilgili bir şey okuyor musunuz?
"Okuyoruz..."
-Neler okuyorsunuz?
"Yemen'in tarihiyle ilgili bölümde Osmanlılarla ilgili bilgiler var."
-Bu derslerden aklında kalan ne var?
"Öğretmenimiz söyledi. Yemen coğrafyasının 20. yüzyıl başındaki adı, Makbarat al Etrek, yani Türkler Mezarlığı..."
Kitaba ad olarak düşündüğüm öteki seçenekler ikinci plana düşüverdi:Yemen Türkler Mezarlığı
Gözlem fenerini doğrulttuğum bir başka konu, bugünkü Yemen'di. Yemen'de dün, önceki gün, bir önceki gün çoktu... En az bugün vardı!
Bir başka deyimle Yemen bugün, yaşamını, dünden kalanlarla sürdürüyor.
Yüz binlerce askerimizin can verdiği, gidip de dönmediği Yemen...
Başkent Sana'nın yüzyıllardır değişmeyen mimarisi...
Hudeyde-Sana yolunun bitmek tükenmek bilmeyen kıvrımları...
Taa Taiz'deki Osmanlı izleri...
Aden'in okyanusa açılan kapısıyla çöle yaslanan duvarı...
Elinizdeki kitap, bilimsel bir çalışma niteliği taşımıyor. Deyim yerindeyse bilimsel değil, gezimsel bir çalışma...
Yol uzun, sözü uzatmayalım...
Haydi Yemen'e birlikte gidelim...
Söz,
Döneceğiz...
MUSTAFA BALBAY
Ocak 2000, Ankara
MUSTAFA BALBAY
YEMEN TÜRKLER MEZARLIĞI
Kitaplarda ,belgelerde, gözlemlerde en çok Yemen’de yitirdiğimiz Memet sayısını aradım. Farklı rakamlar çıktı ortaya. Üzerinde birleşilen rakam 300 bin! Bir ansiklopedideki not ise kaybın büyüklüğünü anlatmak için rakamı gereksiz kılıyordu: “Tarih, Yemen’de ölen Türklerin sayısını bilmiyor, öğrenmekten de ürküyor!" Kitabın adını bu durum belirledi.
Sana’da , ortaokul öğrencisi Şerif’le sohbet ederken sordum:
- Derslerde Türklerle ilgili bir şey okuyor musunuz?
Yanıtı acıydı:
“Öğretmenimiz söyledi. Yemen coğrafyasının 20. yüzyıl başındaki adı, Makbarat al Etrek, yani Türkler Mezarlığı…” Yemen’de dün, önceki gün, bir önceki gün çok… En az bugün var! Bir başka deyimle Yemen bugün, yaşamını, dünden kalanlarla sürdürüyor. Yüz binlerce askerlerimizin can verdiği, gidip de dönmediği Yemen…
Başkent Sana’nın yüzyıllardır değişmeyen mimarisi…
Hudeyde-Sana yolunun bitmek tükenmek bilmeyen kıvrımları…
Taa Taiz’deki Osmanlı izleri…
Aden’in okyanusa açılan kapısıyla çöle yaslanan duvarı…
Bu kitap; bilimsel değil, gezimsel bir çalışma…
Haydi Yemen’e birlikte gidelim…
Söz,
Döneceğiz…
Mustafa Balbay
|
|
SURİYE RAPORU
Mustafa Balbay
|

Yeryüzünde hiçbir söz yoktur ki, ilk kez söylenmiş olsun!
Bunu Ortadoğu'ya da uyarlayabiliriz:
Ortadoğu'da...
Detaylı Bilgi |
16.00 11.20
|
|
AFRİKA'NIN UÇLARINDA
Mustafa Balbay
|

Fas’a giderken, Afrika’nın İspanya’dan başladığını gördüm. Sevilla’da flamenko müziğinin tadıyla kendime sesle...
Detaylı Bilgi |
17.00 11.90
|
|
|
| HEY İSTANBUL-2 Gezdim Gördüm Yazdım |  | | Deniz Som, yine İstanbul sokaklarında avare duygularla dolaşıyor. Sel gibi geçip giden kalabalıklara aldırmadan durup ahşabın şekline, taşın kı... Detaylı Bilgi | 10.50/ YTL | |
|
|  | | HEY ANADOLU Gezdim Gördüm Yazdım |  | | Bu kez avare duygulara yer yok. Anadolu'nun hangi taşı kaldırsan altından tarih fışkıran topraklarında adımlarını bilerek atmak gerekiyor. Bilerek at... Detaylı Bilgi | 13.30/ YTL | |
|
|
HEY İSTANBUL-2 Gezdim Gördüm Yazdım Deniz Som |  | | Deniz Som, yine İstanbul sokaklarında avare duygularla dolaşıyor. Sel gibi geçip giden kalabalıklara aldırmadan durup ahşabın şekline, taşın kı... Detaylı Bilgi | 10.50/ YTL | |
|
|  | HEY ANADOLU Gezdim Gördüm Yazdım Deniz Som |  | | Bu kez avare duygulara yer yok. Anadolu'nun hangi taşı kaldırsan altından tarih fışkıran topraklarında adımlarını bilerek atmak gerekiyor. Bilerek at... Detaylı Bilgi | 13.30/ YTL | |
|
|
ORTA(DAKİ) ASYA ÜLKELERİ Mustafa Balbay |  | Geleneklerin kalıcılığı... Geleceğin parlaklığı ve belirsizliği... Türk dillerinin zenginliği... İnsan ilişkilerinin sıcaklığı... Hazar Denizi'ni... Detaylı Bilgi | 17.00/11.90 | |
|
|  | Çanakkale'den Avustralya'ya ANZAK TÜRKLERİ Mustafa Balbay |  | Avustralyalılar 1915’te binlerce kilometre öteden gelip Çanakkale Boğazı’na arkadan dolanmaya girişmiş ya... Yıllar sonra T&u... Detaylı Bilgi | 15.00/10.50 | |
|
|
| | Yazar Hakkında | | | Mustafa Balbay |
|
| |