Hüzünleri, sevinçleri uçsuz bucaksız mağaralarda yitip gitmişti...
Yaşamlarının en güzel günlerini cezaevlerinde geçirmişler, geçiriyorlardı...
Umutların bir rüzgâr gibi dağıldığı gecelerde, karanlığın aydınlığa ulaşmasını bekliyorlardı...
İşkenceden geçmişti hepsi...
Yaşları 17-18'di...
HİKMET ÇETİNKAYA
ALACA BİR ÖFKE
Kuzey rüzgârı gelip geçti...
Yine tek bir yaprak kıpırdamıyordu dışarıda...
Bir zaman tünelinden geçtim...
Yıllar önceye döndüm...
Onlar çocuktu...
Hüzünleri, sevinçleri uçsuz bucaksız mağaralarda yitip gitmişti...
Yaşamlarının en güzel günlerini cezaevlerinde geçirmişler, geçiriyorlardı...
Umutların bir rüzgâr gibi dağıldığı gecelerde, karanlığın aydınlığa ulaşmasını bekliyorlardı...
İşkenceden geçmişti hepsi...
Yaşları 17-18'di...
Gözlerimi yumdum birden...
Gecenin kanat çırptığı, umudun yok olduğu hücreleri düşündüm...
Ey benim aydınlık günleri bekleyen Türkiyem!..
Ey benim ölüme alkış tutan halkım!..
Ey benim şafağın yolunu açan suskun akşamların hüznünü yaşam biçimi sanan insanım!..
Ey benim özgürlükleri Erbakan Hoca'nın takkesinde arayan romantik aydınım!..